Geçmişden Günümüze Gelen Efsaneler, Destanlar, Söylenceler, Mitoloji, Hikayeler, Masallar , Türk folklorik motifler, şehirlerin efsaneleri,öyküleri

Oğuldan Anasına Mektup

| Perşembe, Nisan 10
OĞULDAN ANAYA MEKTUP

Canım anıkom,Geçen sene gönderdiğin o gıymetli mektubu aldım. Ohudum, ohurken gözlerim yaşardı. Sizlerden uzağa, dişizden dırnağızdan arturup gönderdügüz paranan geçinmek beni çoh üzi. Ama nedem sizlere bi an evvel gavuşam diye gece günüz ders çalışim. Ahan buradaki profesörler ele para canlısı ki, gızlarının neşırfıntı olduğunu geçen mekdubumda yazmıştım. Gızlarına yüz vermedim diye çalışim çalışim ama garezedi, sınıf geçirmiler. inşallah bu sefer geçerim. Gızbi tene başga çocuh buldu, ondan evlenecekler, ben degurtilim.

Canım anıkom, o Ayahcahcıların oğlu Memed’indedüklerine inanmayın. Benim ders çalışmaduğumu hergün gahvede olduğumu, gızlarnan gezdügümü sizesölemiş. ınanmayın, iftira edi.O gün mektebe gididim, yağmur yağmaya başladı. Bahdımıslanıp su itine dönecem, hemen bizim Elazığlıların gahvesine girdim. Arhadaşlar da ordadılar. Boş duracağan bi el oyun çevirek dediler. Ben de dayanamadım, belki gazanırım da bu ay ki borcumu öderim dedim. ışte oyuna yeni başlamıştım ki size haber yetüştüren boşboğaz oğlu Memed geldi. Yanıma oturdu. Bilürsün ne gader uğursuz milletdür onlar. Hemen şansım gaçtı. Cepteki parayı da verdim gahdım. Yohsa onun dedügü gibi her gün gahveye getmim. Zaten oda her gün gahveye gelmi ki beni göre. ışte nasıl oldusa bi defa uğradı, hem şansımı bozdu, hem de size laf yetüştürdü. Yohsa dersden gözümü açamim. Nerde galdı ki gahveye gidem.

Bi de mektubunda Sibel adında bi gızdan bahsedisin. Anam eğer sen sevisen ben de severim. Amagine de bahan bi foturafını gönderin de bi sufatını görem. Canım anıkom, senin o içli küftene, daş ekmeğine, ağulu muhaşerli erişte çorbana, hele anamaşına ele hasretim ki. Bu sene geldügümde teker teker bişür ki hasretim gide. Ben burda guru fasulye, nohut, mercimek çorbası, bi de makarna ye ye canım çıhi. Arada bi kebap yem deyim, o da ev kirasını verdükten sona bahan yarım ekmek parası bile galmi.

Ahan bu Elazığ’ın yurdu uzadı da uzadı. Neyse bu sene açılimişdeyiler. Ev kiraları da çoh bahallı. Canım anıkom, seni üzmemek içün çektigim sıhıntıları mekdubumda yazmim. Babamın gönderdigi parayı hemen evkirasınnan borcuma verdim. Param galmadı anam, sen babama söleki bahan beş-on milyon para göndere. Ben babamdan utanim isteyemim, sen babamı zorla biraz.

Anıkom, senin, babamın, emmimin, bibimin, ezeminellerinden hasretle öper, dayımın oğlu Hasan’a ve emimoğlu Ali’ye mahsus selam eder, ayrıca mahlede beni soran, mekdubu ohurken yanızda olan bilcümle tanuduh ve gomşulara, ayrıca akrabalara selam edip, böyüklerinellerinden, güçüklerin gözlerinden öperim. Mekdubuma son verürken tekrar senin ve babamın ellerizden öperim.
Acele bahan para postalayın. Durumum çoğ kötü. Alişam çamuruna batmış camuz gibi borca batmışım. Bu borçlar yüzünden düşinim, heç ohuduğum ahlıma girmi.Parayı havalenen gönderin ki çabuh elime geçe. Gözüm yolda beklim.

Oğlun

Kaynak: Harput Posta Gazetesi

3 okur dedi ki:

recephilmi dedi ki...

Aynı şekilde okumaya çalıştım ağzım yamuldu neredeyse ya. Hayranım ben böyle konuşanlara :)

MERKEZ BURASI dedi ki...

Süper eglenceli bir mektup olmuş:D

Arzu-hâl dedi ki...

"Canım anıkom, seni üzmemek içün çektigim sıhıntıları mekdubumda yazmim."

Hiç yazmamış yani. Bi de yazsaydı?

Yorum Gönder