Geçmişden Günümüze Gelen Efsaneler, Destanlar, Söylenceler, Mitoloji, Hikayeler, Masallar , Türk folklorik motifler, şehirlerin efsaneleri,öyküleri

Tarsus da su tesisatcısı - Karotcu

| Pazartesi, Şubat 10
tarsus da su tesisatcısına ihtiyacınız olduğunda bir telefon kadar size yakın su tesisatcısı Tarsus Sude Su Sıhhi Tesisatcısını aramamazlık yapmayınız kırmadan dökmeden su kaçağının tespiti ve tamiratı ve her türlü mütehatlik işleri tesisat döşeme tarsusda konusunda uzman karotcu
http://www.tarsusdasutesisatcisi.com
tarsusda konusunda uzman karotcu www.tarsuskarotcu.com site yapım aşamasındadir buradan iletişim kurabilirsiniz 

tarsus hakkında birçok bilgiyi yakında bu siteden bulabileceksiniz http://www.tarsusda.info 

Sandıklı Adı ve Efsaneler

| Salı, Nisan 16
Her kent için olduğu gibi Sandıklı adı ile ilgili de bır çok efsane vardır.
Sandıklı’nın bulunduğu mevkide eski bir şehir olan sanduka manasına geldiği sanılan Kivatos adlı bir şehrin var olduğu, bu yüzden Aziz Mina'nın sandukası "diye de anıldığı söylenmektedir.
Yine halk arasındaki bazı rivayetlere göre eski Afyon yolu üzerindeki tepelerden birinde eski uygarlıklarda sandukalar içerisinde mücevherat bulunması ile bu ismin verildiği de söylenmektedir.
Araştırmalara göre iki farklı rivayet hasıl olmuştur. İlki Sandıklı ovası dağlarla çevrili gömülü bir sandukayı anımsattığı için bu ismin verildiğidir. İkincisi ise Etiler uygarlığında ilçeye Samuka denildiği için bu ad zaman içinde Sandıklı haline gelmiş olmasıdır.
Sandıklı Selçuklular döneminde Germiyan oğulları beyliğine geçmiştir. Halk
arasında anlatıla gelen şu hikayesi ise hayli yakın bir olasılıktır. Germiyanoğulları, Bizans beylerinin birinin düğün davetine 40 deve yükü 80 sandık hediyesi ile gider. Sandıklar içinde 80 asker saklıdır, böylece rahatça kaleye girerler. Gece yarısı askerler çıkarak Sandıklı kalesini ele geçirirler. Bu olay şehre Sandıklı ismi verilmesine vesile olmuştur denir.
Bir başka hikaye ise Germiyanoğlu beyi Emir Sandık Bey'in İsminden kaynaklanmış olma ihtimalidir.
Halk arasında anlatılan:
Damat, komşu köyden bir kızla evlenmiş ve gelini kendi köyüne götürmek için
yola koyulmuş. Yolda iki eşkıya kesmiş önlerini. Eşkıyalar, gelinin sandığındaki altınlar için, ikisini de öldürmüşler. Kırk yıl sonra, efsaneye dönen bu sandığın peşine iki delikanlı düşmüş. Efsaneye göre gelin, gömüyü çıkarmaya gelen herkese görünür ve korkuturmuş biçimindeki efsane de suları, doğası, doğal güzellikleriyle altın kadar kıymetli Sandıklı adının nereden geldiği üzerine daha pek çok menkıbenin oluşacağı kanısını uyanmaktadır.

Karkın Efsanesi

|
    Çok çok eski zamanlarda Karkın köyü verimli tarlaları bol suları ile ünlü bereketli bir köy imiş. Nüfusu da oldukça kalabalıkmış. Burasının ekinleri bir insan boyunda olup oldukçada bolmuş. Bir yaz günü işlerin yetişmediği adeta güneşle yarışın edildiği böyle bir günde köyden bir kadın küçük bebeğini sırtına sararak ekin biçmeye gitmiş. Ağustos’un o yakıcı sıcağında elinde orakla başlamış ekin biçmeye.
Ağaç gölgesindeki salıncakta uyuyan bebek ise bir zaman sonra uyanarak bağırmaya, ağlamaya başlamış. Koşarak bebeğinin yanına varan ana, kucağına alarak emzirmiş ama nafile bebek bir türlü susmuyormuş. Meğer bebek kakasını yapmış. Temizlemeye bez bulamayan kadın eline bir tutam buğday başağını alarak çocuğun altını temizlemiş.
İşte ne oldu ise o anda olmuş. Birden tepesindeki o yakıcı güneş kararmış, kara kara bulutlar öbek öbek kaplamış gök yüzünü.
Gök avazı çıktığı kadar gürlemeye başlamış. Şimşekler çakarak ortalığı bir velveleye vermiş. Sanki gök delinmiş de yağmurla birlikte taş yağmaya başlamış. Dereler coşup taşmış,yayla da koyunlar kuzular telef olmuş. İnsanlar feryatlar içinde oldukları yerden bile kımıldayamadan çamura gömülerek boğulmuşlar.Kimseyeye kötülüğü dokunmayan,iyi kalpli insanlar ise yüksek tepelerde bulunan mağaralara saklanmışlar. Koskoca köy kaşla göz arasında telef olup gitmiş. Meğer yaratanın nimetine yapılan saygısızlığın bir cevabıymış.
Tufandan geriye yalnızca bir avuç insan kalmış. İşte bu köyün adı da o günden sonra gark olunan yer anlamına gelen Karkın olarak söylene gelmiş.
Bu efsaneden dolayı olsa gerek bu köyde nimete asla saygısızlık ve kusur
edilmez.