Geçmişden Günümüze Gelen Efsaneler, Destanlar, Söylenceler, Mitoloji, Hikayeler, Masallar , Türk folklorik motifler, şehirlerin efsaneleri,öyküleri

Fil yavrusu ve Anne Filin İntikamı

| Pazar, Nisan 6

Akıllı insan odur ki nasihat dinler Fil yavrusu adlı bu hikayede bunu göreceğiz

Hindistanlı akıllı ve bilgili bir kişi vardı.Bİr gün dostlarından iki üç kişinin uzak bir diyardan geldiklerini aç ve çıplak perişan bir halde olduklarını görerek,onlara acıyıp nasihat etti:
''Biliyorum son derece aç ve çok perişan bir haldesiniz.Çektiğiniz açlık belasından dolayı Kerbela çölüne düşmüş gibisiniz.Bir çok dert ve sıkıntı çektiğiniz belli. Fakat beni çok iyi dinlemenizi istiyorum.Şimdi bundan sonra gideceğiniz yolda filler var.Onlara rastlayınca;son derece semiz ve güçsüz olan fil yavrularını avlamak istersiniz.Bu size çok kolay ve cazip gelir.Fakat unutmayın ki anneleri pusuda onları beklemektedir.Yavrusu kaybolunca kilometrelerce yol yürüyerek yavrusunu arar ve durmadan ağlayıp inler. Hortumundan alevler saçarak,dumanlar çıkarır. Yavrularına çok düşkündür filler. Sakın ola ki Fil yavrularını avlayıp yemeyin,açlıktan ölsenizde bunu yapmayın. Çünkü nereye giderseniz gidin ana,fil yavrusunun kokusunu takip ederek sizi bulur.''dedi.
Sonra şöyle devam etti:
''Eğer bu öğüdümü tutarsanız başınızı beladan kurtarmış olursunuz. Otlara,yapraklara,yabani meyvelere razı olun sakın nefsinize uyup fil yavrularına temah etmeyin,onları avlamayın. Ben size gerekeni icap edeni söyledim günah benden gitti. Benim bu söylediklerime uyan ancak sonunda bir zarar görmez kurtulur.Haydi size uğurlar olsun,selametle gidin.''
Bu yolcular yollarına devam ederlerken,yiyecekleri bitti kıtlığa düştüler,dayanılmaz halde acıktılar. Açlıkları susuzlukları her an artıyor,dayanılmaz hale geliyordu.
Tam bu sırada yeni doğmuş semiz nazik,iştah açıcı bir fil yavrusu gördüler.Adeta aç kurtlar gibi fil yavrusunun başına üşüşerek,onu kesip yemek istediler.Onlardan biri kendilerine söylenenleri onlara hatırlattı.Fakat kimseye dinletemedi. Arkadaşları fil yavrusunu kestikten sonra güzelce kebab edip yediler. Ona da ikram edip:
''Bırak bu boş sözleri de gel karnını doyur,bak ne kadar nefis et.''dediler.
Fakat bütün bu ısrarlara rağmen o akıllı kişi fil yavrusunun etinden yemedi. Karınlarını fil yavrusunun etiyle tıka basa doyuranlar biraz sonra yatıp derin bir uykuya vardılar.
Fil yavrusundan etinden yemeyen ise açlıktan uyuyamadı,dolaşıp duruyordu.
Aradan bir müddet geçtikten sonra kızgın bir fil çıkıp geldi önce o uyanık adamın yanına gelip korkudan titreyen,ecel terleri döken adamın ağzını üç kere kokladı,fakat yavrusunun kokusunu alamadı. Adamın etrafından bir kaç kere kızgın kızgın dolaşıp durduktan sonra adama dokunmadan çekip gitti.Uyuyanların yanına varıp ağızlarını kokladı. Kimden yavrusunun etinin kokusunu aldıysa onu havaya kaldırarak yere vurup parçaladı.

2 okur dedi ki:

Arzu-hâl dedi ki...

Fillerin çok zeki hayvanlar olduğu söylenir. Ayna programında görmüştüm. Filler, fırçayla resim yapıyorlardı.

cananhanım dedi ki...

Yani insanoğlu da bazen başına gelenleri hak ediyor. O kadar da uyarmışlar fil eti yemeyin diye. Bu kadar korkusuzlarsa, oradan hemen uzaklaşacak kadar da hızlı olmaları gerekirdi ki fil onları koklayıp öldürecek kadar zaman bulamasın...

Yorum Gönder