Geçmişden Günümüze Gelen Efsaneler, Destanlar, Söylenceler, Mitoloji, Hikayeler, Masallar , Türk folklorik motifler, şehirlerin efsaneleri,öyküleri

Üç Kardeşler Hikayesi

| Salı, Eylül 23
Zamanın birinde bir baba ile üç oğlu varmış. Gel zaman git zaman, baba ölünce oğulları babalarından kalan malları bölüşmüşler. Büyük ile ortanca oğlan, küçük kardeşleri İdris'e otuz koyunun sadece beşini vermişler. İdris bu duruma çok içerlemiş ve ağabeylerinden intikam almaya ant içmiş. Kendi payına düşen koyunları almış İdris ertesi sabah, sahipsiz bir koyun sürüsü görmüş ve sevinmiş. Koyunları alarak köyüne gitmiş.

Kardeşleri koyun sürüsünü görünce, şaşırmış ve "Bu kadar koyunu nereden buldun diye sormuşlar,

İdris de "Koyunlarımı karşı dağa götürdüm, sabah kalktığımda baktım ki bu kadar olmuşlar, siz de götürün, sizinki de çoğalsın" demiş.

İki kardeş koyunlarını aldıkları gibi dağa çıkmışlar ve gece sürünün yanında uyumuşlar. Sabah olunca ne görmüşler: Bütün sürüyü kurtlar yemiş! Bir teki dahi sağ kalmamış. Büyük kinle köye inip Idris'in evini yakmışlar. İdris büyük bir üzüntü içinde evinin yanışını seyretmiş. Ev tümüyle yanıp kül olunca külleri torbalara doldurmuş, karısını da yanına alarak köyü terk etmiş. yollara düşmüş, bir paşanın konağına varmış. Paşanın adamları torbaların içinde ne olduğunu merak edip sormuşlar. İdris de, "İran Şahı'nın bizim padişaha gönderdiği hazinedir." demiş. Adamlar buna inanmamışlar. "Hazine tek kişi ile yola çıkarılır mı?" diye sormuşlar. İdris de, "Kimsenin dikkatini çekmesin diye benimle gönderdi" demiş.

İdris, adamların niyetlerinin kötü olduğunu anlamış ve gece torbaların içindeki külleri boşaltarak yerine küçük taş parçaları ve madeni eşyalar doldurmuş. Karısıyla birlikte yatıp uyumuşlar. Gecenin bir vaktinde paşanın adamları gizlice yaklaşarak getirdikleri bir miktar altını İdris'in başucuna bırakarak çuvalları alıp gitmişler. Bunları gören İdris, hemen karısını uyandırmış, altınları aldığı gibi kaçarak köyüne dönmüş.

Kardeşleri İdris'in bu zenginliğini görünce şaşırmış ve sormuşlar "Bu kadar altını nereden buldun? Bize de söyle!" İdris de, "Ben yaktığınız evimin kömürlerini toplayıp paşa konağına götürdüm. Orada, kömür alan var mı, diye sordum. Bana altın verip kömürleri aldılar, demiş.

Bunu duyan ağabeyleri hemen evlerini yakmış ve çıkan kömürleri çuvallara doldurdukları gibi yola koyulmuşlar. Paşanın adamları bunları görünce temiz bir dayak atarak şehrin dışına atmışlar.

İki kardeş oturup, İdris'ten nasıl bir intikam alacaklarını düşünüp planlamışlar. Köye dönünce, İdris'i öldürmeye kıyamamış, ama bir torbaya koyarak dağlarda kuşlara yem olması için bir ağaca asmışlar ve köylerine dönmüşler.

İdris birinin asıldığı ağacın yanından geçtiğini fark edince, "Ben muhtar olmak istemiyorum" diye bağırmaya başlamış.

Adam şaşırarak yanına gelmiş ve sormuş; "Ne diye bağırıyorsun, seni buraya kim astı?"

İdris, "Bana muhtar ol, dediler, ben de kabul etmedim. Beni soyarak buraya astılar. Akşama kadar kabul etmezsem elbiselerimi vermeyecekler” demiş.

Yabancı, "Ben muhtar olabilirim" demiş.
İdris de “Tabii olabilirsin, sen elbiselerini bana ver ve bu torbanın içine gir. Akşam gelip seni alıp muhtar yaparlar" demiş.

Yabancı bu öneriyi kabul ederek elbiselerini çıkartıp İdris'e,verdikten sonra çuvalın içine girmiş. İdris, adamın atını ve kırbacını alarak köye gitmiş. Kardeşleri, İdris'i bu halde görünce şaşırmışlar,

"Nereden buldun bunları?" demişler. "Beni astığınız yere bir kervan geldi. Çok zengindiler. Yükleri de çok olduğu için dağıtacak adam arıyorlardı. Gidin size de versinler" demiş.

İki kardeş hemen dağa doğru koşmuşlar. Bu arada, çuvalın içindeki adam kendisini kurtarmış ve bir ağacın altına oturmuş. İki adamın geldiğini gören adam eline geçirdiği kalın bir sopayı alarak gizlenmiş.

Kardeşler aralarında, "İdris bizi yine kandırdı, burada kervan falan yok, onu öldürelim" demişler. Gizlenen adam da sanmış ki, kendisini öldürecekler. Gizlendiği yerden aniden fırlayarak iki kardeşi oracıkta öldürmüş. Böylece İdris iki kardeşinden kurtulmuş.

3 okur dedi ki:

akilliigne dedi ki...

kıssadan hisse çıkarmak gerekirse
şeytan şeytanla savaşmış
şeytan kazanmış
niyet kötü olduktan sonra kazananın
diğerlerine(iyilere) hayrı ne olur ki bugün kazananlar gibi...!

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Blopuma bıraktığınız güzel yorum için çok teşekkür ederim.
Bende bayramınızı canı yürekten kutlar, nice bayramlar dilerim.
Çok güzel iki blok'la da tanışmış oldum.
Okumayı çok seven ben, bu blokta okunacak çok güzel hikayeler buldum.
Sevgilerimle...

cananhanım dedi ki...

Teşekkürler akıllıiğne, hoşgelniz...Akıllının fendi kötüyü yendi diye de düşünebiliriz. Kardeşler arasında bu tip savaşlar hala yaşanıyor. Ne kötü.

Siz de hoşgeldiniz yaşamın kıyısında. Ne iyi ettiniz de geldiniz. Evet burada bol bol efsanemiz ve hikayemiz mevcut. Vakit buldukça bekleriz. Ben de ara sıra blogunuza girip okumaya çalışıyorum. Sevgiler

Yorum Gönder