Karaman'ın Ayrancı ilçesinde Selçuklular devrinde yapılmış Atlas Hanı vardır. Yaşlı bir kadın yılların iyi gittiği zamanlarda, saman yaptırmakta ve yaptırdığı samanları da nodalayarak saklamaktadır. Aradan geçen birkaç yıl sonra büyük bir kuraklık olmuş ve kıtlık baş göstermiş. Böylece yaşlı kadın nodalardaki samanları satarak parasıyla bu Atlas Hanı yaptırmıştır. Bir de tekerlemesi vardır ki kadın şöyle der:
Sakladım sarı samanı Geldi zamanı Satıp parasıyla yaptırdım Atlas Hanı,
İşte han ile ilgili anlatılan bu efsaneye göre “Sakla Samanı Gelir Zamanı” sözünün kaynağının bu çevre ve Karaman'a ait olduğunu düşünebiliriz.
Ayrancı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayrancı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayran Dede
Editör
iltiriş
saat
15:42
|
AYRAN DEDE (AYRANCI)
Yavuz Sultan Selim İran Seferine (1514Çaldıran) giderken Karaman-Ereğli güzergahında yer alan Ayrancı bölgesine geldiğinde, şimdi kazanın yanında ve üzerinde baraj kurulan akarsu ile karşılaşır. Bu akarsu üzerinde değişik aralıklarla 12 köprü vardır.
Yavuz Sultan Selim ordunun iki koldan Köprülerden geçmesini emreder. Hilmi DEDE Köprüsünden geçerken komutan askerlerin içmesi için temiz suyu nereden bulabileceğini Hilmi DEDE’YE sormuş, o da evinde karısının yayıkta yaymakta olduğu ayrandan ikram etmek istediğini söyler. Çevrede “Sokutaşı”olarak adlandırılan oyuk taşın içerisine bir miktar ayran doldurur. Komutan “İlahi dede bu kadarcık ayran koca orduya yeter mi?” der. Ayrandan bütün askerler içip yinede bitmediğini görünce, Hilmi DEDE’nin sırtını sıvazlayarak “Sen Hilmi Dede değil”, bilakis Ayran Dede’sin demesi üzerine ilçenin adıda AYRANCI olur.
Yavuz Sultan Selim İran Seferine (1514Çaldıran) giderken Karaman-Ereğli güzergahında yer alan Ayrancı bölgesine geldiğinde, şimdi kazanın yanında ve üzerinde baraj kurulan akarsu ile karşılaşır. Bu akarsu üzerinde değişik aralıklarla 12 köprü vardır.
Yavuz Sultan Selim ordunun iki koldan Köprülerden geçmesini emreder. Hilmi DEDE Köprüsünden geçerken komutan askerlerin içmesi için temiz suyu nereden bulabileceğini Hilmi DEDE’YE sormuş, o da evinde karısının yayıkta yaymakta olduğu ayrandan ikram etmek istediğini söyler. Çevrede “Sokutaşı”olarak adlandırılan oyuk taşın içerisine bir miktar ayran doldurur. Komutan “İlahi dede bu kadarcık ayran koca orduya yeter mi?” der. Ayrandan bütün askerler içip yinede bitmediğini görünce, Hilmi DEDE’nin sırtını sıvazlayarak “Sen Hilmi Dede değil”, bilakis Ayran Dede’sin demesi üzerine ilçenin adıda AYRANCI olur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)