Geçmişden Günümüze Gelen Efsaneler, Destanlar, Söylenceler, Mitoloji, Hikayeler, Masallar , Türk folklorik motifler, şehirlerin efsaneleri,öyküleri

Antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bulancak Gölü Efsanesi

| Pazar, Şubat 10
Vaktiyle bir bey, adamlarını da toplayıp kendilerine bir yayla aramaya çıkar. Hava da öyle sıcakmış ki adamların çoğu ölür ve sadece bir delikanlı kurtulur. O da susuzluktan olduğu yere yığılır kalır. O delikanlının da sevdiği bir kız varmış. Kız, rüyasında sevgilisinin o hâlini görür ve onu aramaya çıkar. Günlerce arayıp taradıktan sonra delikanlıyı ölü vaziyetinde bulur. Ne kadar uyandırmaya çalışırsa da nafile...

Ellerini açıp yalvarmaya başlar: “Allah’ım, beni su et de erime derman olayım!” der. Allah da o garip kızın duasını kabul eder ve kızcağız orada su oluverir. O sular orada birikir ve bir gölcük oluşturur. Delikanlı sudan kana kana içer. Su dile gelir ve delikanlıya sevdiği kız olduğunu söyleyiverir.
Bu acıya daha fazla dayanamayan delikanlı da “Allah’ım, beni de bu suyun çamuru et!” der ve o da o suyun içinde çamur olur.

Bugün o göl, dibi çamurlu olduğu için sürekli bulanık vaziyettedir.Bundan dolayıdır ki buraya Bulancak adı verilir. Ancak, yöre halkına sorarsanız ne delikanlının ne de güzel kızın adını bilirler

kaynak kişi: Zehra Yılmaz, Alanya 1980, dedesinden dinlemiş
Derleyen: Bedia Kaplan, Alanya 1980

Eğri Göl Efsanesi

|
Vaktiyle güzeller güzeli bir kızla, yiğit mi yiğit yakışıklı bir genç varmış. Bu gençler birbirlerine sevdalanmışlar. Babalarının söz kesmesinden sonra da beklemeye başlamışlar. Olacak ya, gün gelmiş delikanlıyı askere çağırmışlar. Evlenip muratlarına eremeden araya ayrılık girivermiş. Yıllarca sevgilisinin dönmesini bekleyen genç kız onun şehit olduğu haberiyle karşılaşınca dünyası yıkılmış. Ama neylersin, ölenle ölünmüyor ki...

Artık beklemenin de anlamı yoktur. Kızın babası, kızını başka birine nişanlar. Düğün dernek kurulur ve nihayet gelin alayı kızı almaya gelir. Gel gör ki kızın gönlü hâlâ eski sevgilisindedir. Çaresiz, ata biner ve yaşlı gözlerle yola düşerler. Kervan, bugünkü Eğri Göl’ün bulunduğu yere gelince kız acısına daha fazla dayanamaz ve “Allah’ım, ya beni suya sal sevdiğime varayım ya da kuş et salıver!” der. Allah’ın hikmetiyle o kızcağız orada bir su oluverir. Sular kaynaya kaynaya orada bir göl meydana getirir. O kervanın da orada duruşu eğri büğrü olduğu için, gölün iki km.uzunluğundaki çevresi eğri bir hâldedir. O gün bugündür her Cuma,kervanın gölde kaybolduğu saatlerde gölden bir ışık topunun çıktığını da yöre halkı söyler durur.

kaynak kişi: Zehra Yılmaz, Alanya 1980, dedesinden dinlemiş
Derleyen: Bedia Kaplan, Alanya 1980